Besin Alerjilerinde Nasıl Tanı Konulmalıdır?
Besin alerjilerinde tanı oldukça deneyim gerektiren bir süreçtir. Dikkatli yürütülmeyen işlemlerin sonucunda yanlış tanı konulması ile hastalara gereksiz diyet uygulaması ya da hayatlarının riske edilmesi söz konusu olabilir.
Besin alerjilerinin tanısında iyi bir hasta-doktor işbirliği gereklidir. Bazı durumlarda diyet ve şikayet günlüğü tutulması istenebilir.
Öykü tanı için en önemli basamaktır.
- Tüketilen besinin içeriği ve miktarı,
- Belirtilerin ortaya çıkış ve düzelme zamanı,
- Daha önceden ve daha sonra benzer reaksiyonların olup olmadığı
- Belirtilerin özellikleri (Fotoğraflamak tanımı kolaylaştırabilir!) iyi bilinmelidir.
Bazı hastalardan şikayetlerinden sorumlu besin/besinlerin bulunabilmesi için besin günlüğü tutmaları istenebilir. Tükettiği besinlerin ayrıntılı bir şekilde besin günlüğüne kaydedilmesi tanısal sürece yardımcı olabilir.
Besin alerjilerinde belirtilerin özelliği ve çıkış zamanı izlenecek tanısal işlemler açısından son derece önemlidir.
Besin alerjisi düşünülen hastalarda yapılacak tanısal işlemler
- Deri prik testleri
- Serumda besine özgün IgE (spesifik IgE) ölçümü
- Besin yama testi
- Besin provokasyon testleri
- Bazofil aktivasyon testi (BAT)
- Lenfosit transformasyon testi (LTT)
- Endoskopi/biyopsi
Öykü ile oluşan ön görüye göre sorumlu besinin bulunması için deri prik testleri yapılır. Ancak burada hastanın klinik belirtilerine göre çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü yaşamı tehdit eden ağır anafilaktik reaksiyonlar bu işlem sırasında gelişebilir. Bu nedenle deri testleri deneyimli ve gerektiğinde acil müdahalenin yapılabileceği kliniklerde yapılmalıdır.
Deri testleri hayatın ilk gününden itibaren her yaş grubunda yapılabilir.
Serumda besine özgün IgE bakılması da tanıya yardımcıdır. Ama klinik değeri deri testlerine göre daha düşüktür. Deri testlerinin yapılamadığı (antihistaminik ilaç kullanma ya da deri testi yapılabilecek uygun deri bölgesi olmaması) ya da ağır reaksiyon geçirme öyküsü olan hastalarda, zamanla tolerans gelişimi hakkında fikir vermesi amacıyla tercih edilebilir.
Ancak besin alerjilerinde tanı, deri testi ve/veya serumda besine özgü IgE ölçümü ile konamaz. Bu bilgiler ışığında şüpheli besinler için eliminasyon ve ardından da yükleme (provokasyon) testleri yapılarak klinik cevap değerlendirilir. Bu uygulamada şüphelenilen besinler 2-4 hafta süreyle diyetten çıkarılır (eliminasyon) ve hastanın buna klinik yanıtı gözlenir. Kısmi veya tam yanıt anlamlı olarak değerlendirilir. Bir sonraki aşamada ise diyetten çıkarılan besinlerle bir alerji uzmanı gözetiminde ve belli bir protokol dahilinde tek tek ağızdan yükleme yapılarak klinik belirtilerin tekrar ortaya çıkışı gözlenir. Gerekli durumlarda çift kör plasebo kontrollü yükleme dediğimiz hekimin ve hastanın ayırt edemeyeceği şekilde bir seferde şüphelenilen besin, bir seferde de yalancı besin verilen uygulama gerçekleştirilir. Sonuçlar birbiriyle karşılaştırılır. Bu yöntem besin alerjisi tanısında “altın standart yöntem” olarak kabul edilir.
IgE dışı mekanizmalarla gelişen sindirim sistemi alerjilerinde tanı amaçlı endoskopi ve ince bağırsak biyopsisi yapılmalı, uygun histoloji saptanırsa besin eliminasyonu ve ardından besin yüklemesi yapılarak histolojik ve klinik yanıt değerlendirilmelidir. Özellikle IgE dışı besin alerjilerinde tanı koymak ve nedeni belirlemek güçtür. Hastalara yanlış tanı konulup gereksiz yere besin kısıtlaması yapmak beslenme bozukluğuna yol açabilir.
Bazofil aktivasyon testi (BAT), hastanın kanındaki bazofillerin, şüpheli alerjenle karşılaştığında aktive olup olmadığını ölçen fonksiyonel bir testtir. Mevcut spesifik IgE’nin gerçekten reaksiyon oluşturup oluşturmadığını ölçer. Hastadan alınan kan örneği, şüpheli besin alerjeni ile inkübe edilir. Akım sitometri cihazı ile bazofil hücrelerinin yüzeyindeki aktivasyon belirteçleri (CD63, CD203c) ölçülür. Özellikle şu durumlarda çok değerli:
- Klinik uyum var ama testler negatif
- Spesifik IgE düşük / şüpheli
- Prik testi yapılamıyor
- Anafilaksi riski yüksek → oral provokasyon riskli
- Çoklu besin duyarlılığı olan hastalar
Lenfosit transformasyon testi (LTT), hastanın kanındaki T lenfositlerinin, bir besin antijeni ile karşılaştığında aktive olup çoğalmasını (proliferasyonunu) ölçen bir testtir. Geç tip alerjik reaksiyon düşünüldüğünde yapılır.
Besin yama testi de, geç tip alerjik reaksiyonlara bağlı olduğu düşünülen bazı durumlarda yapılabilir. Besinler, özel bir bant içerisinde sırta yapıştırılır, 48 ve 72. saatteki reaksiyon ölçülür.